İNSAN NEDEN KORKAR?

Düşünün! Evde yalnızsınız. Dışarı da şiddetli bir biçimde yağmur yağıyor. Şimşek gökyüzünü aydınlatırken, gök gürültüleri neredeyse evinizin içinde yankılanıyor. Birden elektrikler kesildi. Bir müddet düşünüp, mum yakmak için dikkatli ve yavaş bir şekilde mutfağa gittiniz. Mumu çekmeceden almak için eğildiğinizde birden dış kapı çarpıldı. Toparlanıp hole çıktınız ve o sırada elektrikler geldi. Karşınızda eşinizi görene kadar herhangi bir korku hisseder miydiniz?

Korku tehlikenin hissedilmesiyle insan zihninde oluşan endişedir. Araştırmacılar, insanların doğuştan sadece düşme korkusu ve yüksek ses korkusuna sahip olduklarını bildirmektedirler. Bunların dışındaki korku türleri ise; çevre ve yaşanan olaylar vasıtasıyla öğrenilmektedir. Birçok insanda korku, kalp çarpıntısı, terleme, ağlama, nadiren bayılma gibi belirtilere neden olabilir. Korkular bazen gerçeklikten bazen de hayal gücünden referans alır. Korku, diğer bir tanımlamayla; insanın fiziksel ya da ruhsal varlığına karşı, kaynağı belli ya da belli olmayan bir tehdidi hissettiğinde verdiği tepkidir. Korkunun nedeni, genel olarak insanın hissettiği tehdit karşısında çaresizlik düşüncesidir.

Korku, insanlığın var oluşundan bu yana karşımıza çıkmaktadır. İlk çağlarda insanların büyük ve yırtıcı hayvanlardan korktukları, duvar resimlerinden gözlenmektedir. İnsanlar ok, mızrak gibi aletleri, hem avlanmak hem de yırtıcı hayvanlardan korunmak için yapmışlardır.

Korkunun beynimizde tam olarak hangi bölge de oluştuğu tespit edilememiştir. Yapılan araştırmalarda amigdala bölgesinin korkudan sorumlu olduğu ortaya çıkmış olsa da, korku esnasında panikleyen insanların sadece amigdala bölgelerinin çalışmadığı tespit edilmiştir. Korku anında, beyinden gelen sinyaller ile birlikte vücuttan adrenalin hormonunun salgılanması, korku filmlerinden ya da tehlikeli sporlardan vazgeçemememizin sebeplerindendir.

Korku hem alışılagelmiş, hem de ilginç birçok türüyle karşımıza çıkmaktadır.

Bunlardan sadece bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Klostrofobi: Kapalı alanda kalma korkusudur. Klostrofobisi olan insanlar, asansör ya da kalabalık gibi dar ve kapalı alanlarda kalmaktan korkarlar. Böyle alanlarda kaldıklarında ise paniklerler ve nefes almakta zorluk çekerler. Kapalı alanda kalmak onlara boğulma hissi verir.

  • Zenofobi: Yabancılardan korkma yada nefret etme duygusudur. Zenofobisi olan kişiler, kendilerine farklı gelen kişilerin tehlikeli olduğunu ve onlardan zarar geleceğini düşünürler. Zonofobi, herhangi bir etnik kökene, ırka ya da dine mensup insanlara karşıda hissedilebilir.
  • Akrofobi: Yükseklik korkusudur. Pek çok kişide bulunan bu korku, yüksek bir yerde bulunduğunda insanda paniğe, çarpıntıya ve baş dönmesine yol açabilir.

  • Sosyal Fobi: İnsanın topluluk önünde rezil olma, utanç duyma korkusudur. Yine pek çok kişide görülen bu korku türü, topluluk karşısında konuşma yaparken ya da topluluğun dikkati çekildiğinde ortaya çıkabilir. Sosyal Fobisi olan kişilerde, topluluk karşısına çıkacakları zaman, çarpıntı, terleme gibi belirtiler görülebilir.
  • Araknofobi: Örümcek korkusudur. Araknofobi de yine sık görülen bir korku türüdür. Araknofobisi olan insanlarda örümcek gördüklerinde, aşırı panikleme ve kaçma eğilimi görülür.

  • Koulrofobi: Palyaço korkusudur. Pek rastlanılmayan bu korku türü, genellikle çocuklarda görülsede, yetişkinlerde de ortaya çıkabilmektdir.
  • Niktofobi: Karanlık korkusudur. Yine sık görülen bu korku türü, karanlıkta panik, çarpıntı ve terlemeye yol açabilir. Karanlık korkusu ileri derecede olan insanlar anlık halisünasyonlar görebilirler.
  • Emetofobi: Kusma korkusudur. Emetofobisi olan insanlar başkalarının kustuğunu görmekten ve zehirlenerek kusmaktan korkarlar.

  • Hematofobi: Kan korkusudur. Kan gördüğünde dayanamayan ve kendine hakim olamayan hematofobililer, kana karşı paniklerler ve hatta baygınlık geçirebilirler.
  • Hidrofobi: Su korkusudur. Kişi boğulmaktan korktuğu için yüzmek istemez, havuz ve deniz gibi yerlere ise, girmekten kaçınır.
  • Zoofobi: Hayvan korkusudur. Herhangi bir hayvandan korkma hissidir. Bu hayvanın zarar verici olması gerekmez. Kişi küçük bir sineğe bile aşırı tepkiler verebilir.
  • Tanatofobi: Ölüm korkusudur. Kişinin ölmekten ya da ölümün kendisinden korkmasıdır. Aslında herkeste olan bu korku bazı insanlarda ileri derecede görülebilir.

Düşük seviyede olan korkular bir uzman psikolog yardımıyla yenilebilir. İleri seviyedeki korkulara ise, genellikle psikiyatrlar tarafından tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Korkular hayatta her zaman yüzleşebileceğimiz küçük ya da büyük engellerdir. Bu korkuları aşmak için, korkularımızı yenmek istememiz ve yenmek için çaba göstermemiz gerekmektedir. Korkularımızın üstüne giderek, kendi kendimize tedavi yöntemleri uygulamamız olumsuz travmalara neden olabilir. Bu yüzden hayatımızın pek çok noktasında bize engel olan korkularımızı yenmek için bir uzmandan yardım almamız gerekmektedir.

Unutmayın!

Biz istedikten sonra hiçbir korku bizi korkutamaz!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir